Destekten yoksun kalma tazminatı, bir haksız fiil veya kaza sonucu hayatını kaybeden kişinin sağlığında düzenli olarak desteğinden yararlanan kişilerin, bu destekten mahrum kalmaları nedeniyle uğradıkları maddi zararın giderilmesidir (TBK m.53/3). Tazminatı mirasçılar değil, ölenle aralarında fiilî bir destek ilişkisi bulunan kişiler ister. Tutar, bilirkişi tarafından aktüerya yöntemiyle hesaplanır. Talep kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde olaydan itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar (TBK m.72).
Ölüm nedeniyle istenebilecek tazminatların genel çerçevesi tazminat davası sayfamızda yer alıyor. Bu yazı yalnızca destek tazminatına ve ona eşlik eden kalemlere odaklanır.
Hukuki niteliği: kimin zararı?
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin mirasına dahil bir alacak değildir. Destek gören kişinin kendi malvarlığında doğan zarardır. Bu ayrım iki önemli sonuç doğurur:
- Tazminatı isteyebilmek için mirasçı olmak gerekmez. Yasal mirasçı olmayan ama ölenin fiilen baktığı bir kişi de talepte bulunabilir.
- Yargıtay uygulamasında genel olarak, mirası reddeden kişinin de destekten yoksun kalma tazminatı isteyebileceği kabul edilir; çünkü talep mirastan değil, destek ilişkisinden doğar. Mirasın reddi ve paylaşımı için miras paylaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Destek tazminatı bir maddi tazminat türüdür. Yakınların yaşadığı acı için istenen manevi tazminat ise ayrı bir taleptir. İkisinin farkı maddi ve manevi tazminat farkı yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Kimler destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir?
Belirleyici olan akrabalık derecesi değil, fiilî destek ilişkisidir. Yani ölenin, sağlığında talepte bulunan kişinin geçimine düzenli ve sürekli olarak katkıda bulunup bulunmadığına bakılır. Yargıtay uygulamasında genel olarak şu kişiler destek görenler arasında değerlendirilmektedir:
- Eş: Evlilik birliği içinde eşler genel olarak birbirinin desteği kabul edilir.
- Çocuklar: Kural olarak eğitimlerini tamamlayıp kendi geçimlerini sağlayacakları yaşa kadar destek alırlar.
- Anne ve baba: Ölen çocukları sağlığında onlara destek oluyorsa veya olayların olağan akışına göre ileride destek olacak idiyse talepte bulunabilirler.
- Kardeşler ve diğer kişiler: Ölenin fiilen baktığı kardeş, torun, nişanlı veya başka bir yakın da destek ilişkisini ispat ederek talepte bulunabilir.
Destek yalnızca para ile verilmez. Ev işlerini yürüten, çocukların ve yaşlıların bakımını üstlenen bir kişinin ölümü de, bu hizmetlerin bir karşılığı olduğu için destek kaybına yol açabilir. Ölen kişinin küçük yaşta olduğu durumlarda ise, ileride anne ve babasına destek olacağı varsayımıyla talepte bulunulabilir; buna uygulamada varsayımsal destek denir.
Destek ilişkisi her dosyada ayrıca ispat edilir. Nüfus kayıtları, aynı hanede yaşandığını gösteren belgeler, düzenli para transferlerini gösteren banka kayıtları ve tanık beyanları bu konuda kullanılan delillerdir. Sözlükteki destekten yoksun kalma maddesinde kısa bir tanım da bulabilirsiniz.
Hangi olaylarda gündeme gelir?
Trafik kazaları
Ölümlü trafik kazalarında destek tazminatı; aracın işleteninden, kusurlu sürücüden ve zorunlu trafik sigortasından poliçe limitleri içinde istenebilir. Sigorta şirketine dava öncesinde yazılı başvuru zorunludur. Ölen destekçinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri ise zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır (KTK m.92/j). Başvuru, tahkim ve dava süreci trafik kazası tazminatı yazımızda anlatılmıştır.
İş kazaları
İş kazası sonucu ölen işçinin yakınları, işverene karşı destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Bu davalarda dava öncesinde arabulucuya başvurma zorunluluğu yoktur (7036 s. Kanun m.3/3). Olayın iş kazası sayılması, işverenin kusuru ve SGK süreci için iş kazası tazminatı davası yazımıza bakabilirsiniz.
Diğer olaylar
Kasten veya taksirle öldürme, hatalı tıbbi müdahale, yapı veya iskele kazaları ve idarenin sorumlu olduğu olaylar da destek tazminatına konu olabilir. İdarenin sorumlu olduğu ölüm hâllerinde de TBK’nın bu konudaki hükümleri uygulanır (TBK m.55/2).
Tazminat ilke olarak nasıl hesaplanır?
Destekten yoksun kalma tazminatının tutarını dava açılmadan önce güvenilir biçimde söylemek mümkün değildir. Hesap, mahkemenin görevlendirdiği aktüerya alanındaki bilirkişi tarafından yapılır. Hesapta genel olarak şu unsurlar dikkate alınır:
- Destekçinin geliri: Bordro, vergi kayıtları veya işyeri kayıtlarıyla ortaya konur. Gelir belgelenemiyorsa, mesleği ve yaşına göre objektif veriler esas alınabilir.
- Destekçinin yaşı ve muhtemel yaşam süresi: Çalışabileceği süre ve sonrasındaki dönem ayrı ayrı değerlendirilir. Bunun için yaşam tabloları kullanılır.
- Destek süresi: Her destek görenin ne kadar süre destek alacağı ayrıca belirlenir. Örneğin çocukların desteği belirli bir yaşta sona erer, eşin desteği daha uzun sürer.
- Destek payları: Destekçinin gelirinin ne kadarını kendisine, ne kadarını destek gördüğü kişilere ayırdığı, pay esaslarına göre dağıtılır. Bir destek görenin desteği sona erdiğinde onun payı diğerlerine geçer.
- Kusur durumu: Ölen destekçinin olayda kusuru varsa tazminat bu oranda indirilir.
- Yapılan ödemeler: Sorumlunun veya sigortanın ifa amacıyla yaptığı ödemeler ile rücuya tabi sosyal güvenlik ödemeleri hesaptan düşülür.
Kanun, hesaplanan tazminatın miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamayacağını veya azaltılamayacağını açıkça belirtir (TBK m.55/1). Yani hâkim “bu tutar çok yüksek” gerekçesiyle keyfî bir indirim yapamaz; hesap sorumluluk hukuku ilkelerine göre yapılır.
7589 sayılı Kanun ile gelen yenilikler
31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle TBK m.55’e iki fıkra eklenmiştir. Buna göre destekçinin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, kazancın bilinmediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Bu hükümlerin görülmekte olan davalara nasıl uygulanacağı, uygulamanın netleşmesiyle birlikte ayrıca izlenmelidir.
SGK gelirleri, rücu ve mahsup
İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine SGK tarafından gelir bağlanır (5510 s. Kanun m.20). Bu gelir eş, çocuklar ve belirli şartlarla anne ve baba arasında kanundaki oranlara göre paylaştırılır (5510 s. Kanun m.34). SGK’nın bağladığı gelir, destekten yoksun kalma tazminatını ortadan kaldırmaz; ancak hesapta dikkate alınır.
Rücu ve mahsup ilişkisi genel olarak şöyle işler:
- İş kazası, işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse SGK, bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri dahil yaptığı ödemeleri, hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tutarla sınırlı olarak işverene ödettirir (5510 s. Kanun m.21/1).
- Olay üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, yapılan ödemelerin ve ilk peşin sermaye değerinin yarısı için bu kişiye rücu edilir (5510 s. Kanun m.21/4).
- Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zarardan indirilemez (TBK m.55/1). Yargıtay uygulamasında genel olarak, rücuya tabi SGK ödemeleri destek tazminatından düşülür; böylece aynı zarar için iki kez ödeme yapılması önlenir.
Hangi ödemenin rücuya tabi olduğu, kusur oranlarına ve olayın niteliğine göre değiştiğinden SGK’dan alınan gelir bağlama belgeleri ve peşin sermaye değeri yazıları dava dosyasına mutlaka eklenmelidir.
Cenaze giderleri ve diğer maddi kalemler
Ölüm hâlinde destek kaybının yanı sıra şu kalemler de istenebilir (TBK m.53):
- Cenaze giderleri: Nakil, defin, mezar yeri ve dini ve örfi gelenekler kapsamında yapılan makul harcamalar bu kapsamdadır. Faturalar ve ödeme belgeleri saklanmalıdır.
- Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve bu dönemde çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar.
Yakınlar için manevi tazminat
Ölüm hâlinde ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir (TBK m.56/2). Bu talep destek ilişkisine bağlı değildir. Ölenin maddi desteğini almayan, örneğin kendi geliri olan bir kardeş de manevi tazminat isteyebilir. Miktarı hâkim; yakınlık derecesini, ölüm şeklini, kusur oranlarını ve tarafların durumunu değerlendirerek takdir eder. Manevi tazminat zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir; bu talep sorumlu kişilere yöneltilir.
Örnek durum (temsilidir): Esenler’de küçük bir dükkân işleten bir esnaf, trafik kazasında hayatını kaybediyor. Geride eşi, lise öğrencisi çocuğu ve birkaç yıldır bakımını üstlendiği yaşlı annesi kalıyor. Ölenin çocuğu olduğu için annesi yasal mirasçı değildir; buna rağmen oğlunun kendisine düzenli destek olduğunu ispat ederek destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Karar noktası; ölenin gelirini gösteren vergi ve banka kayıtlarının, annenin bakım ilişkisini gösteren belgelerin ve kaza tespit tutanağının erkenden toplanmasıdır. Tutar, bilirkişi hesabından önce tahmin edilemez.
Zamanaşımı
Destekten yoksun kalma tazminatı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir suçtan doğmuşsa bu süre uygulanır (TBK m.72). Örneğin taksirle öldürme suçu iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası gerektirdiğinden (TCK m.85/1), bu suç için öngörülen dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m.66/1-d). Trafik kazalarında maddi zarar talepleri için KTK m.109’daki aynı nitelikteki kural uygulanır.
İş kazası sonucu ölümlerde sürenin başlangıcı ve uygulanacak süre konusunda farklı değerlendirmeler bulunabilir. Bu nedenle en kısa süre esas alınarak hareket edilmesi güvenli olur.
Dikkat: Ceza zamanaşımının daha uzun olması, hangi suçun oluştuğuna ve cezanın üst sınırına bağlıdır ve her dosyada tartışılabilir. Olaydan sonra 2 yıllık süreyi esas alarak başvuru ve dava hazırlığını planlamak, zamanaşımı itirazı riskini en aza indirir.
Sık sorulan sorular
Ev işlerini yürüten bir eşin ölümünde destek tazminatı istenebilir mi?
Evet. Destek yalnızca para ile verilmez; ev işlerini yürütmek, çocuklara ve yaşlılara bakmak da ekonomik değeri olan bir destektir. Yargıtay uygulamasında genel olarak, geliri olmayan bir eşin ölümünde de diğer eşin ve çocukların destek kaybı kabul edilmektedir. Bu hizmetin karşılığı bilirkişi tarafından objektif verilere göre hesaplanır.
SGK’dan ölüm geliri bağlandıysa ayrıca tazminat istenebilir mi?
Evet, SGK geliri tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak rücuya tabi SGK ödemeleri, aynı zararın iki kez karşılanmaması için hesaplanan tazminattan düşülür. Rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ise tazminattan indirilemez (TBK m.55/1).
Ölen kişi kazada kusurluysa yakınları tazminat alabilir mi?
Ölen destekçinin kusuru, tazminattan kusur oranında indirim yapılmasına yol açar. Karşı tarafın da kusuru veya kusursuz sorumluluğu varsa, kalan kısım için talep hakkı devam eder. Ölen destekçinin kusuruna denk gelen kısım zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir (KTK m.92/j).
Tazminat tutarı dava açmadan önce hesaplanabilir mi?
Ön bir değerlendirme yapılabilir, ancak bağlayıcı bir tutar söylemek mümkün değildir. Tutar; ispat edilen gelire, kusur oranlarına, destek görenlerin sayısına ve yaşlarına, SGK ödemelerine ve yaşam tablolarına göre aktüerya bilirkişisi tarafından belirlenir. Bu verilerden biri değiştiğinde sonuç da değişir.
Bu konuda destek almak ister misiniz?
Durumunuza özel değerlendirme için Esenler'deki büromuzla iletişime geçebilirsiniz.