Ceza Hukuku

HAGB Nedir? Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), yargılama sonunda iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına hükmedilen sanık hakkında, kurulan hükmün beş yıl boyunca hiçbir hukuki sonuç doğurmamasıdır (CMK m.231/5). Sanık bu beş yıllık denetim süresini kasten yeni bir suç işlemeden ve yükümlülüklere uyarak geçirirse hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer. HAGB bir beraat kararı değildir; mahkeme sanığın suçu işlediğine kanaat getirmiş, ancak hükmü açıklamayı ertelemiştir. HAGB kararına karşı iki hafta içinde istinaf yoluna gidilebilir.

12. Yargı Paketi ile güncel durum

CMK m.231’in HAGB’ye ilişkin 5 ila 14. fıkraları, 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun ile yeniden yazıldı ve 31.07.2026’da yürürlüğe girdi. Kurum kaldırılmadı; şartları, sonuçları ve kanun yolu yeniden düzenlendi. Güncel metinde öne çıkan noktalar şunlardır:

  • HAGB kararı, müsadereye ilişkin hükümler hariç hukuki sonuç doğurmaz. Suçta kullanılan eşyaya el konulması HAGB’den etkilenmez.
  • Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle ikinci kez HAGB kararı verilemez.
  • HAGB’nin uygulanmayacağı suçlar işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlar olarak belirlendi.
  • HAGB kararına karşı başvuru yolu istinaftır; bazı hâllerde temyiz yolu açıktır.
  • Güncel metin, HAGB için sanığın kabulünü şart olarak aramaz. Sanığın kabulü şartı 2024’te yürürlükten kaldırılmıştı ve yeni metinde de yer almıyor.

İnternette hâlâ sanığın “HAGB’yi kabul edip etmediğinin” sorulduğunu anlatan eski metinler bulunuyor. Genel yargılama usulünde bu soru artık bir şart değildir. Basit yargılama usulünde ise HAGB için sanığın yazılı olarak karşı çıkmamış olması aranmaya devam etmektedir (CMK m.251/4).

HAGB şartları nelerdir?

Mahkemenin HAGB kararı verebilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekir (CMK m.231/5-6):

  1. Ceza miktarı: Yargılama sonunda hükmedilen ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmalıdır. Burada suçun kanundaki cezası değil, indirimler uygulandıktan sonra hükmedilen ceza esas alınır.
  2. Kasıtlı suçtan önceki mahkûmiyet olmaması: Sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamalıdır. Taksirli bir suçtan önceki mahkûmiyet bu şartı engellemez.
  3. Olumlu kanaat: Mahkeme, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarına bakarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmalıdır.
  4. Zararın giderilmesi: Suçla mağdurun veya kamunun uğradığı zarar; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmelidir. Sanık zararı hemen gideremiyorsa, denetim süresince aylık taksitlerle ödemesi şartıyla da HAGB kararı verilebilir (CMK m.231/9).

Şartlar bulunsa bile HAGB bir hak değil, mahkemenin takdirindedir; kanun “karar verilebilir” ifadesini kullanır. Yargıtay uygulamasında genel olarak, HAGB şartlarının neden bulunmadığının kararda somut gerekçeyle gösterilmesi aranır. Uzlaşma kapsamındaki suçlarda ise uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır (CMK m.231/5); bu suçların listesi için uzlaşma kapsamındaki suçlar yazımıza bakabilirsiniz.

HAGB kararı verilen hükümde hapis cezası ayrıca ertelenemez ve kısa süreli olsa bile seçenek yaptırımlara çevrilemez (CMK m.231/7). Yani mahkeme bu üç kurumdan birini seçer.

Denetim süresi nasıl işler?

HAGB kararıyla sanık beş yıllık denetim süresine tabi tutulur (CMK m.231/8). Mahkeme bu sürenin bir yılı geçmeyen bir bölümünde, denetimli serbestlik tedbiri olarak şu yükümlülüklere karar verebilir:

  • Meslek veya sanat sahibi değilse, bir eğitim programına devam etmek,
  • Meslek sahibiyse, bir kamu kurumunda veya aynı mesleği yapan birinin gözetiminde ücret karşılığı çalışmak,
  • Belirli yerlere gitmemek, belirli yerlere devam etmek veya mahkemenin uygun gördüğü başka bir yükümlülüğü yerine getirmek.

Denetim süresi boyunca dava zamanaşımı durur. Bu nedenle beş yılın beklenmesi, dosyanın zamanaşımıyla düşmesi sonucunu doğurmaz.

Denetim süresi sorunsuz geçerse: Kasten yeni bir suç işlenmemiş ve yükümlülüklere uyulmuşsa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir (CMK m.231/10). Kişi hakkında mahkûmiyet hükmü hiç açıklanmamış olur.

Denetim süresinde kasıtlı suç işlenirse ne olur?

Sanık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlerse veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranırsa, mahkeme geri bırakılan hükmü açıklar (CMK m.231/11). Açıklanan hüküm, daha önce kurulmuş olan hükümdür; böylece o ceza artık uygulanabilir hâle gelir. Yeni suç için ayrıca ceza verilir.

Yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından mahkemeye bir esneklik tanınmıştır. Mahkeme sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da şartları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verip yeni bir hüküm kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir; itiraz mercii yalnızca bu şartlarla sınırlı bir değerlendirme yapar (CMK m.231/11).

Yargıtay uygulamasında genel olarak, denetim süresinde işlendiği ileri sürülen yeni suçun kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüyle sabit olması aranır. Denetim süresinde işlenen taksirli bir suç ise kanundaki “kasten yeni bir suç” şartını karşılamaz.

Örnek durum (temsilidir): Bir kavga sonucu basit yaralama suçundan yargılanan ve daha önce sabıkası olmayan bir sanığa 5 ay hapis cezası veriliyor. Mahkeme, sanığın mağdurun tedavi giderlerini ödediğini ve duruşmadaki tutumunu dikkate alarak HAGB kararı veriyor. Karar noktası şudur: Sanık, suçu işlemediğini düşünüyorsa hükmü istinaf yoluyla denetletecek mi, yoksa HAGB kararının kesinleşmesini mi bekleyecek? Bu tercih, istinaf süresi dolmadan ve gerekçeli karar incelendikten sonra yapılmalıdır.

HAGB sicile işlenir mi?

HAGB kararı adli sicil belgesinde (halk arasında “sabıka kaydı”) mahkûmiyet olarak görünmez. Karar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve HAGB’ye ilişkin amaçla kullanılabilir (CMK m.231/13; Adli Sicil Kanunu m.6). Bu kayıt, özellikle yeni bir yargılamada kişinin denetim süresinde olup olmadığının anlaşılması için kullanılır.

Kamu görevine giriş gibi alanlarda HAGB kararının etkisi ilgili özel mevzuata göre ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle özel bir mesleki sonuç söz konusuysa, ilgili düzenleme ayrıca incelenmelidir.

HAGB kararına karşı kanun yolu

HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m.231/12). Bölge adliye mahkemesinin vereceği kararlar hakkında CMK m.286 uygulanır; yani kanunun izin verdiği hâllerde temyiz yolu açıktır. HAGB kararı ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yoluna gidilir. İnceleme usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılır.

İstisna olarak, CMK m.272/3’te istinafa kapalı tutulan hükümler saklıdır. Örneğin kanundaki sınırın altında kalan ve hapisten çevrilmemiş bazı adli para cezalarına ilişkin kararlar istinaf edilemez.

Dikkat: İstinaf süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır (CMK m.273/1; bu süre 2024’te yedi günden iki haftaya çıkarıldı). Süre kaçırılırsa HAGB kararı kesinleşir ve beş yıllık denetim süresi işlemeye başlar.

HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme karşılaştırması

HAGB ile karıştırılan iki kurum vardır: cezanın ertelenmesi ve kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi. Temel fark, HAGB’de ortada açıklanmış bir mahkûmiyet hükmü bulunmamasıdır.

HAGB (CMK m.231) Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m.51) Adli para cezasına çevirme (TCK m.50)
Uygulandığı ceza 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası 2 yıl veya daha az hapis (18 yaş altı ve 65 yaş üstü için 3 yıl) 1 yıl veya daha az hapis; taksirli suçlarda (bilinçli taksir hariç) daha uzun hapis de çevrilebilir
Önceki sicil şartı Daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmamak Daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezası almamış olmak Genel şart olarak aranmaz; daha önce hapis cezası almamış kişinin 30 gün veya daha az hapis cezası zorunlu olarak çevrilir
Mahkûmiyet hükmü Açıklanmaz, hukuki sonuç doğurmaz Açıklanır, ceza denetim süresince infaz edilmez Açıklanır, asıl mahkûmiyet çevrilen para cezasıdır
Denetim süresi 5 yıl 1 yıldan az, 3 yıldan fazla olmamak üzere; ceza süresinden az olamaz Yok
Başarılı sonuç Hüküm ortadan kalkar, dava düşer Ceza infaz edilmiş sayılır Para cezası ödenince infaz tamamlanır
Denetimde kasıtlı suç Hüküm açıklanır Ertelenen ceza kısmen veya tamamen infaz edilebilir Denetim süresi olmadığından söz konusu olmaz

Uygulamada sanık açısından HAGB genellikle en hafif sonuç olarak görülür; ancak beş yıllık denetim süresi erteleme denetim süresinden uzundur. Hangi kurumun somut dosyada daha uygun olduğu, sanığın geçmişi ve beklentileri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Yargılamanın genel akışı için ceza avukatı sayfamıza, ceza hukuku nedir yazımıza bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

HAGB beraat anlamına gelir mi?

Hayır. HAGB’de mahkeme bir mahkûmiyet hükmü kurar, ancak bu hükmü açıklamaz. Beraat ise sanığın suçu işlemediğine veya suçun sabit olmadığına ilişkin karardır. Sanık suçsuz olduğunu düşünüyorsa, HAGB kararına karşı istinaf yoluyla beraat talebini ileri sürebilir.

Denetim süresi içinde ikinci bir HAGB kararı verilebilir mi?

Kasıtlı bir suç söz konusuysa verilemez. Güncel metne göre denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez (CMK m.231/8). Ayrıca denetim süresinde kasten işlenen yeni suç, önceki hükmün açıklanmasına yol açar.

Adli para cezasında da HAGB verilebilir mi?

Evet. Hükmedilen ceza adli para cezası olduğunda da, diğer şartlar varsa HAGB kararı verilebilir (CMK m.231/5). Ancak hapisten çevrilmemiş ve kanundaki parasal sınırın altında kalan adli para cezalarına ilişkin kararlar istinafa kapalı olabilir (CMK m.272/3). Bu nedenle kararın kanun yolu bölümü dikkatle okunmalıdır.

Denetim süresi bitince kayıt tamamen silinir mi?

Denetim süresi yükümlülüklere uygun geçirilirse hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir (CMK m.231/10). Bu karar mahkûmiyet olmadığı için adli sicil belgesinde yer almaz. Mahsus sistemdeki kayıtların tutulma ve kullanılma esasları ise kanun ve yönetmelikle belirlenir.

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Durumunuza özel değerlendirme için Esenler'deki büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

İletişim

Hukuki sorununuzu konuşalım

Telefonla ulaşın ya da bilgilerinizi bırakın; mesai saatleri içinde dönüş yapıp Esenler'deki büromuzda görüşme planlayalım.

0555 449 88 84
Adres
Atışalanı Mah., Kışla Cd. No:13/2, 34230 Esenler/İstanbul

Sizi arayalım

Formu doldurun, en kısa sürede telefonla dönüş yapalım.

Telefon veya e-postadan birini yazmanız yeterlidir.

Lütfen bu formda dava dosyanıza ilişkin ayrıntılı bilgi, sağlık verisi veya ceza yargılamasına ilişkin bilgiler gibi hassas verileri paylaşmayınız. Detaylar görüşme sırasında güvenli şekilde ele alınacaktır. Form gönderimi avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.