Ceza Hukuku

Tutuklama Kararına İtiraz: Süre, Merci ve Dilekçe

Tutuklama kararına, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m.268/1). İtiraz dilekçesi kararı veren sulh ceza hâkimliğine veya mahkemeye verilir; kararı veren merci itirazı yerinde görmezse dosyayı incelemeye yetkili mercie gönderir. Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına yapılan itirazı asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. İtiraz dışında, tutuklu kişi her aşamada tahliye talebinde bulunabilir ve tutukluluğun devamı düzenli aralıklarla kendiliğinden incelenir.

Kimler itiraz edebilir?

Tutuklama kararına karşı itiraz hakkı olanlar şunlardır:

  • Şüpheli veya sanığın kendisi (CMK m.260). Tutuklu kişi, zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumunun müdürüne beyanda bulunarak ya da dilekçe vererek başvurabilir (CMK m.263). Bu şekilde yapılan başvuruyla kanuni süre korunmuş olur (CMK m.263/4).
  • Müdafi: Avukat, müvekkilinin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla itiraz edebilir (CMK m.261).
  • Yasal temsilci ve eş: Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, süresi içinde kendiliklerinden itiraz yoluna başvurabilir (CMK m.262).

Tutuklama talebinin reddine karşı ise Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir. Bu itiraz kabul edilirse, itiraz mercii şüpheli hakkında yakalama emri düzenleyebilir (CMK m.98/1). Bu nedenle sulh ceza hâkimliğinden serbest bırakılan kişi hakkında da dosya birkaç gün daha takip edilmelidir.

İtiraz nereye yapılır, kim inceler?

İtiraz dilekçesi her zaman kararı veren mercie verilir (CMK m.268/1). Kararı veren hâkim veya mahkeme itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; görmezse en çok üç gün içinde itirazı inceleyecek mercie gönderir (CMK m.268/2). İnceleme mercii, kararı verene göre belirlenir (CMK m.268/3):

Kararı veren İtirazı inceleyen
Sulh ceza hâkimliği (soruşturma evresi) Yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi
Sulh ceza hâkimliği işlerine bakan asliye ceza hâkimi Ağır ceza mahkemesi başkanı
Asliye ceza mahkemesi (kovuşturma evresi) Yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi
Ağır ceza mahkemesi (kovuşturma evresi) Numara olarak izleyen ağır ceza dairesi; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi

İtiraz kural olarak duruşma yapılmadan, dosya üzerinden karara bağlanır ve karar mümkün olan en kısa sürede verilir (CMK m.271). Merci Cumhuriyet savcısının görüşünü alırsa, bu görüş şüpheli, sanık veya müdafiye bildirilir; onlar da üç gün içinde karşı görüşlerini sunabilir (CMK m.270/2). İtiraz, tutuklamanın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz (CMK m.269).

İtiraz merciinin kararı kesindir. Ancak tutuklama kararı ilk kez itiraz mercii tarafından verilmişse, örneğin savcının itirazı üzerine tutuklama kararı çıkmışsa, bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir (CMK m.271/4).

Dikkat: İtiraz süresi, kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK m.268/1; bu süre 2024’te yedi günden iki haftaya çıkarıldı). Tutuklama kararı kişinin yüzüne karşı açıklandığı için süre genellikle sorgu günü işlemeye başlar. Süre uzun görünse de, itirazı ilk günlerde ve belgeleriyle yapmak daha doğrudur.

İtiraz, tahliye talebi ve tutukluluk incelemesi arasındaki fark

Tutukluluğa karşı üç ayrı yol vardır ve bunlar birbirinin yerine geçmez:

Yol Ne zaman? Dayanak
Tutuklama kararına itiraz Kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde CMK m.101/5, m.268
Tahliye (salıverilme) talebi Soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında, süre sınırı olmadan CMK m.104
Tutukluluk incelemesi Soruşturmada en geç otuzar günde bir; kovuşturmada her oturumda ve gerektiğinde oturumlar arasında CMK m.108

Tahliye talebi üzerine merci, savcının ve şüpheli, sanık veya müdafiin görüşünü alarak üç gün içinde karar verir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gündür (CMK m.105). Talebin reddine karşı da itiraz edilebilir (CMK m.104/2). Yeni bir belge, delil veya durum değişikliği ortaya çıktığında yeniden tahliye talebinde bulunmak mümkündür.

Tutukluluk incelemesi ise kendiliğinden yapılır. Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, savcının istemi üzerine ve şüpheli veya müdafii dinlenerek en geç otuzar günlük sürelerle tutukluluğun devamını değerlendirir. Şüpheli bu incelemeyi süre dolmadan da isteyebilir (CMK m.108/1-2). Kovuşturmada mahkeme her oturumda bu değerlendirmeyi yapar (CMK m.108/3).

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi serbest bırakabilir veya adli kontrol altında serbest bırakılmasını hâkimden isteyebilir (CMK m.103).

Azami tutukluluk süreleri

Tutukluluk süresiz değildir. CMK m.102’deki güncel sınırlar şöyledir:

İşin türü Soruşturma evresinde en çok Toplam en çok
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler 6 ay 1 yıl; zorunlu hâllerde 6 ay uzatılabilir
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler 1 yıl 2 yıl; uzatma toplam 3 yılı geçemez
Terör suçları ile TCK’da sayılan devletin güvenliği ve anayasal düzene karşı suçlar 1 yıl 6 ay; gerekçe gösterilerek 6 ay uzatılabilir 2 yıl; uzatma toplam 5 yılı geçemez

Toplu olarak işlenen suçlarda da soruşturma evresindeki sınır 1 yıl 6 ay olup 6 ay uzatılabilir (CMK m.102/4). Bu süreler, suç tarihinde 15 yaşını doldurmamış çocuklar için yarı, 18 yaşını doldurmamış çocuklar için dörtte üç oranında uygulanır (CMK m.102/5). Uzatma kararları, savcının, şüpheli veya sanığın ve müdafiin görüşleri alındıktan sonra verilir (CMK m.102/3).

Azami süre bir hedef değil, üst sınırdır. Tutukluluk her incelemede yeniden gerekçelendirilmelidir. Süre dolduğu için tahliye edilen kişi hakkında adli kontrol uygulanabilir; bunun ayrıntıları için adli kontrol nedir yazımıza bakabilirsiniz.

İtirazda nelere değinilmeli?

Kanun, tutuklama kararında hangi hususların somut olgularla gösterileceğini sayar (CMK m.101/2). İtiraz da bu başlıkları tek tek ele aldığında anlam kazanır. Genel ifadelerle “haksız tutuklandım” demek yerine, kararın hangi unsurunun eksik olduğu gösterilmelidir:

  • Kuvvetli suç şüphesi: Karar hangi delile dayanıyor? Bu delil somut mu, yoksa tek bir beyana veya soyut bir değerlendirmeye mi dayanıyor? Lehe delillerin toplanıp toplanmadığı da belirtilmelidir.
  • Tutuklama nedeni: Kaçma veya delil karartma şüphesini gösteren somut olgu nedir? Kanunda sayılan katalog suçlarda tutuklama nedeni “var sayılabilir” (CMK m.100/3); bu, tutuklamanın zorunlu olduğu anlamına gelmez. Ağır ceza dosyalarının çoğu bu kataloğa girdiği için bu ayrım özellikle önemlidir.
  • Ölçülülük: İşin önemi ve verilmesi beklenen ceza ile tutuklama orantılı mı (CMK m.100/1)? Tutuklulukta geçen süre, olası indirim nedenleri ve suç vasfının tartışmalı olması bu değerlendirmede yer alır.
  • Tutuklama yasağı: Suç, üst sınırı iki yılı aşmayan hapis cezası veya yalnızca adli para cezası gerektiriyorsa, istisnalar dışında tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/4).
  • Adli kontrolün yetersizliği: Karar, adli kontrolün neden yetmeyeceğini somut olarak açıklıyor mu (CMK m.101/2-d)? Önerilen yükümlülük (yurt dışı yasağı, imza, konutu terk etmeme gibi) somut olarak belirtilmelidir.
  • Kişisel durum: Sabit adres, düzenli iş, aile bağları, sağlık durumu ve bakmakla yükümlü olunan kişiler belgeleriyle gösterilmelidir.
  • Gerekçe eksikliği: Kararda kanun maddesinin tekrarlanmasıyla yetinilmiş ve somut olgulara yer verilmemişse, bu durum ayrıca vurgulanmalıdır.

Hazır dilekçe örnekleri bu başlıkları dosyaya özgü olarak doldurmadığı için genellikle yetersiz kalır. Her itiraz, o dosyadaki delillere ve kişinin durumuna göre yazılmalıdır.

Örnek durum (temsilidir): Yağma suçlamasıyla sulh ceza hâkimliğince tutuklanan bir şüphelinin kararında, tutuklama nedeni olarak yalnızca “suçun niteliği ve mevcut delil durumu” yazıyor. Şüphelinin 12 yıldır aynı adreste oturduğu, bir fabrikada sigortalı çalıştığı ve iki çocuğunun bulunduğu belgelerle sabit. Karar noktası şudur: İtirazda kararın somut olgulara dayanmadığı ve yurt dışı yasağı ile imza yükümlülüğünün neden yeterli olacağı gösterilebiliyor mu? İtirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceleyecektir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru

Tutuklamanın kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal ettiği düşünülüyorsa, olağan başvuru yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Tutuklama kararlarında bu yol genellikle itirazın reddiyle tükenmiş sayılır. Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (6216 sayılı Kanun m.47/5). Bireysel başvuru tutukluluğu kendiliğinden sona erdirmez ve itiraz ile tahliye taleplerinin yerine geçmez.

Ağır ceza dosyalarında dikkat edilecekler

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda tutukluluk süreleri daha uzundur ve birçok suç CMK m.100/3’teki katalogda yer alır. Bu dosyalarda tutukluluk incelemelerinin ve iddianame sonrası ilk duruşmanın takibi özel önem taşır. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda müdafi istem aranmadan görevlendirilir (CMK m.150/3). Ağır ceza yargılamasının genel çerçevesi için ağır ceza avukatı sayfamıza, soruşturma evresinin genel işleyişi için ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. Gözaltından tutuklamaya geçişin nasıl olduğu gözaltı ve tutuklama arasındaki fark yazımızda anlatılıyor; ilk saatlerde ailenin yapabilecekleri ise yakınım gözaltına alındı rehberinde yer alıyor.

Sık sorulan sorular

İtiraz reddedilirse başka ne yapılabilir?

İtiraz merciinin kararı kesindir; aynı karara ikinci kez itiraz edilemez (CMK m.271/4). Ancak tutuklu kişi her zaman yeni bir tahliye talebinde bulunabilir ve bu talebin reddine de itiraz edilebilir (CMK m.104). Yeni deliller, tanık beyanları veya kişisel durumdaki değişiklikler yeni talebin dayanağı olabilir.

Tutuklunun annesi, babası veya kardeşi itiraz edebilir mi?

Kanun, kendiliğinden itiraz hakkını şüpheli veya sanığın yasal temsilcisine ve eşine tanır (CMK m.262). Anne, baba veya kardeş reşit bir tutuklu adına kendi başına itiraz edemez. Bu yakınlar itirazın şüpheli, sanık veya müdafi tarafından yapılması için belge toplayabilir ve avukatla iletişimi sağlayabilir.

Tutuklu kişi cezaevinden itiraz dilekçesi verebilir mi?

Evet. Tutuklu kişi, bulunduğu ceza infaz kurumunun müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek itiraz edebilir. Müdürlük başvuruyu tutanağa bağlar ve derhâl ilgili mahkemeye gönderir (CMK m.263). Bu işlem yapıldığında kanun yolu süresi korunmuş sayılır (CMK m.263/4).

Tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür mü?

Evet. Hüküm kesinleşmeden önce tutuklulukta geçen süre, hükmedilen hapis cezasından indirilir (TCK m.63). Tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığına veya beraate karar verilen kişi ise Devletten maddi ve manevi zararlarını isteyebilir (CMK m.141/1-e).

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Durumunuza özel değerlendirme için Esenler'deki büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

İletişim

Hukuki sorununuzu konuşalım

Telefonla ulaşın ya da bilgilerinizi bırakın; mesai saatleri içinde dönüş yapıp Esenler'deki büromuzda görüşme planlayalım.

0555 449 88 84
Adres
Atışalanı Mah., Kışla Cd. No:13/2, 34230 Esenler/İstanbul

Sizi arayalım

Formu doldurun, en kısa sürede telefonla dönüş yapalım.

Telefon veya e-postadan birini yazmanız yeterlidir.

Lütfen bu formda dava dosyanıza ilişkin ayrıntılı bilgi, sağlık verisi veya ceza yargılamasına ilişkin bilgiler gibi hassas verileri paylaşmayınız. Detaylar görüşme sırasında güvenli şekilde ele alınacaktır. Form gönderimi avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.